Film Yazıları IV: American History X (Geçmişin Gölgesinde)

Gerçek olaylardan esinlenen filimler çoğu zaman başarılı olmuşlardır. Sinema dünyasında en başarılı bulunan filmlerin “gerçek bir olaydan alınmıştır” cümlesiyle başlaması raslantı değildir. (Saving Private Ryan, City of God, Che, Ali, Titanic gibi filimler “based on a true story” filmleri için örnek olabilir ayrıca bkz.) http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_films_based_on_actual_events

İnsanlar kahramanlarının yerine kendilerini koyabildikleri, koymayı istedikleri veya kendilerini anlatan filmlere ilgi gösterirler. Bahsedeceğimiz film belki gerçek bir hikâyeden alınmamış ama gerçekliği anlattığı için çok etkileyici.

“Film Yazıları IV: American History X (Geçmişin Gölgesinde)” yazısının devamını oku

Film Yazıları-III Trilogy: The Weeping Meadow (Ağlayan Çayır)

Bir yazı kusmak istiyorum buraya, içinde gözyaşları ve acı olsun. Kardeşin kardeşi öldürmesinin iğrençliği olsun. O kadar iğrenç olsun ki insanlar nefret etsin benden. Benden nefret ettikleri gibi öldürmekten de nefret etsinler.  Duygulanabilsin insanlar, ağlayabilsin hisleri olsun, hıçkıra hıçkıra bağıra bağıra ağlayabilsinler sevdiklerinin çocuklarının babalarının mezarı başında…

Ölüm hoş gösterilmesin insanlara, ölmek yüceltilmesin,  ölmek ve öldürmek dünyanın en aşağılık en pislik en b.ktan şeyi olsun.  Öldürmeyi yücelten insanlara öyle bir çığlık atayım ki nutukları tutulsun ve bir daha akıllarından böyle bir şey geçmesin.

İnsanlar öyle çığlıklar atsınlar ki çığlık sesini duyanlar ölüm gerçekten kötü bir şeymiş desinler. Ölüsünün arkasından ağlayabilme gözyaşı dökebilme özgürlükleri olsun, varsın sevinsin başkaları ama ben özgürce ağlayabileyim ben ağladıkça öldürenlerin kalbi yumşasın. Çığlıklarım yankı bulsun merhametten zerre eser kalmayan yüreklerde

“Film Yazıları-III Trilogy: The Weeping Meadow (Ağlayan Çayır)” yazısının devamını oku

Film Yazıları-II Akahige (Kızıl Sakal)

Akira Kurosawa gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerden biri olarak kabul edilir. Akira’yı büyük yönetmen yapan şey filmlerinde insan hayatındaki olay ve olguları en yalın haliyle ortaya koymasıdır. O’nun filmleri fakirlik, gurur, iyilik,kibir, yalan gibi insan yaşamının en temel noktasında duran olguları sinema sanatını kullanarak anlatmasıdır.

Burada anlatacağımız film, yönetmenin 1965 yılında çektiği Red Beard (Kızıl Sakal)

Yönetmenin birçok filminde başrol oynayan   Toshirô Mifune yine başrolde.  Yönetmenin her biri sinema tarihi için köşe taşı olarak kabul edilen Seven Samurai, Yojimbo, Roshomon,  Sanjuro filmleri gibi ondan fazla filminde başrol oynayan   Mifune için Kurosawa’yı Kurosawa yapan aktör nitelemesi yapabiliriz. Bir aktör birkaç filmde çok iyi performans sergileyebilir. Bu da normaldir. Ama sözkonusu Mifune olduğunda bir deli, bir doktor, bir savaşçı oynanabilecek en iyi performansta oynanır.

“Film Yazıları-II Akahige (Kızıl Sakal)” yazısının devamını oku