Örümceğin gövdesi geceye çöreklendi
Örüldü sislerle apartmanlar arası
Sönmemiş kireçle siluetler parladı
Mezarlığa boşaldı lunaparklar
Şeytanın topukları sürtündü birbirine
Savruldu bacalara kızıl cürüm
Bir avuç duman üflendi burunlara
Kurum tutmuş ciğerler zangırdadı
Ecinniler hayvanların dişlerini çiğnedi
Tozlu şişelerden yuvarlandı şarap
Ayak sesleri kayboldu parkelerde
Bıçağın gıcırtısı kemiğe değdi
Pelte kâbusundan irkildi baykuşlar
Toplandı eteğe ağıt … dağıldı şarapneller;
Yırtıldı feryat figân … Et tırnaktan ayrıldı.

bu kadar tesirli bir kabus görmedim üstadım
ellerine sağlık, ürktüm gerçekten… gürbüz hocaya okutmamalı bu şiirini, yine epey söylenir bence
Posted by hadiensar | Ocak 15, 2012, 8:08 pmway arkadaş bu ne! harika olmuş halimim. sık sık yaz, hatta yazmadan önce düşündüğün şeyleri arayıp paylaşmayı unutma
Posted by ferhat taşkın | Ocak 16, 2012, 9:01 pmya halim’e halim ismini veren düşünce halim’de nasıl bir etkiettiyse biz etkileniyoruz bundan. yakında “halimce” diye bir kavramla karşılaşabileceğimizi düşünüyorum. ellerinden öpüyorum, hayal dahi edemiyorum. çok beğendim…
Posted by kayaahmet | Ocak 18, 2012, 6:10 pmBen bir şey diyemiyorum…
Posted by Abdullah Kavaklı | Ocak 21, 2012, 5:40 pmarkadaşlar yorumlarınız benim için çok değerli. Her canım sıkıldığında okuyacağım kadar değerli. teşekkürler.
Posted by halimyâr | Ocak 22, 2012, 10:33 amkitap okurken arasıra karşına etkileyici bir cümle çıkar, altını üstünü çizersin ya
işte bütün etkileyici cümleler bir arada…
Posted by alihaydarpeçe | Ocak 22, 2012, 10:48 am