Sıvazlandı sakallar, tarandı semâ Söküldü kancalar, kırışık damarlardan Çözüldü oluklarda parlak çizgiler Paslı musluklar, kürdan kalınlığında… Çukuruna battı… İştahlı gözler Uçurumlar güvenli, hiç gık çıkmadı Sıvandı erimiş tuzla yalıyarlar Balık pulları, puslu lodosta… Bohçalar buruldu, dürüldü defter Boyasız kayıklar, gemiler bir bir Birikti kaldırımlara, sokaklar tek tek Camlar arkasına hapsoldu gülüşler Sirenle kaplandı, şehrin sûreti … Continue reading
Özlenecek yaşamaklara ve yaşayanlara… Evlerinin salonu küçücüktü; olsun ev kendilerinindi ya, birkaç açelya bir kaçta menekşe vardı mevsimine denk, masanın üzerinde güneşe paralel çiçek açmışlardı. Salon, giriş kapısı açılır açılmaz tam karşı kapıya denk geliyordu,
Sen… Seni… Sana… Sende… Senden… İnsanın halleri bunlar olsa gerek…
Tahlil – Tenkid – Tebrik