››
anasayfa

Güncel Yazılar

OKYANUS

Sıvazlandı sakallar, tarandı semâ Söküldü kancalar, kırışık damarlardan Çözüldü oluklarda parlak çizgiler Paslı musluklar, kürdan kalınlığında… Çukuruna battı… İştahlı gözler Uçurumlar güvenli, hiç gık çıkmadı Sıvandı erimiş tuzla yalıyarlar Balık pulları, puslu lodosta… Bohçalar buruldu, dürüldü defter Boyasız kayıklar, gemiler bir bir Birikti kaldırımlara, sokaklar tek tek Camlar arkasına hapsoldu gülüşler Sirenle kaplandı, şehrin sûreti … Continue reading »

fosforlu kalem

  • Kalbe çökmüş, çöreklenmiş ağırlığından hiçbir şeyini kıpırdatmaya izin vermeyen yanık keman sesli bir hüzün. Hüzün ki! en zorunda ve gözyaşlarını tutmanın en zorluğunda. Hüzün ki! içinden gelse de akıtamadığın dışına. Hüzün ki! Sıkıyor dişlerini bir ölünün son vuruşunda; öylece kalakalıyor sonsuza… Son hafta, son gün, son saat, son saniyeler… ne kadar çok bitmez tükenmez sonlar.... Sonlu olan sonlar; ne kadar da acıtır içimizi… korun değdiği yeri delip geçmesi gibi… ayrılıkların zamanlı da olsa yürekleri delip geçmesi… Ne ağzını açabilirsin tek bir söze; ne de kılını kıpırdatabilirsin otomatikleşmiş el sallamanın yanında. Bir de gözler bütün özlenmişliklerini yollar sana güneş ışığında. Yüzüne değince anlarsın ama adımların o gözlerin aksi yöndedir daima. Hızlanırsın sonra arkana bakmadan… savaştan kaçar gibi kaçarsın içindekinden, kurşundan kaçar gibi kaçarsın sevmediğin hüzünlü ayrılıklardan… Pembe bir zar görürsün beyaz bir tenle sallanan sonunda. Gözlerini alamasan da; başını çevirirken yüreğin kalır gözlerinin izi yanına yan yatmış pembe bir zarda. Düşünmek istemezsin sonra sonları. Ve sonu olan, olacak olan, sonu sonlulukla kaim olan bütün sonluları… Dönüşü olup olmadığı bilinmeyen bütün ayrılıkları. İçinde bir müzik vardır sonrasında. Hep hüzünlü bir edayla çalan, daima ayrılığı hatırlatan… Kulağında çalmasa da yüreğinin titreşimli tellerinde kendini söyleyebilen bir müzik. Ve öylece gidersin. Sen gitmek istemezsin belki ama ayakların götürdüğü gibi yollar gider. Son dedik ya, hep son anları hatırlarsın sen de; bas bir keman sesinde. Tizleşince sesler sen de dayanamazsın. En son pembe bir zarda takılmıştın. Yine orda kalakalırsın… Gece ile gündüzü iple çekersin pembe bir zarda!
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 394 other followers